Gündem

Serbest Bölgeler Yasası ile Gümrük Yasası’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa Tasarısı TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Serbest Bölgelerde faaliyette bulunmak isteyen, yerli veya yabancı gerçek veya tüzel kişiler, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı yerine, Dış Ticaret Müsteşarlığından ruhsat alacak.
Serbest bölgelerde faaliyette bulunacak yatırımcılara, Hazine'nin özel mülkiyetinde bulunan arazi, arsa ve binalar kiralanabilecek veya bunlar üzerinde 49 yıla kadar irtifak hakkı tesis edilebilecek.
Ayrıca Serbest bölgelerde istihdam edilen personel için bu yılsonuna kadar sağlanan gelir vergisi muafiyeti, AB'ye tam üyeliğin gerçekleştiği tarihi içeren yılın vergilendirme döneminin sonuna kadar uzatılacak. Üretim faaliyetinde bulunan mükelleflerin, serbest bölgelerde imal ettikleri ürünlerin satışından elde ettikleri kazançları da gelir veya kurumlar
vergisi dışında tutulacak.
Yasa tasarısı için Hukuk Metinleri

12 Kasım 2008 tarihinde yayımlanan tebliğ ile; yabancı yatırımcıların Türkiye’de kurdukları veya iştirak ettikleri tüzel kişiliğe sahip şirketlerin taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinimine ve kullanımına ilişkin usul ve esasları düzenlenmiştir.
Yönetmeliğe göre;
- Türkiye’de taşınmaz mülkiyeti ve/veya sınırlı ayni hak edinmek isteyen şirketler, aşağıdaki bilgi ve belgelerle birlikte taşınmazın bulunduğu yerdeki Valilik İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğüne başvuruda bulunacaklar
- Askerî yasak bölge, askeri güvenlik bölgesi, stratejik bölge ve özel güvenlik bölgesi dışında kalan alanlarda taşınmaz mülkiyeti edinimi talebi şirketin ana sözleşmesinde belirtilen faaliyet konusuna ilişkin olarak sanayi ve ticaret il müdürlüğünün görüşü çerçevesinde Valilik tarafından sonuçlandırılacak.
Tebliğ metni için Hukuk Metinleri

Yurtdışındaki parasını Türkiye’ye getirecek olanlara bir af niteliğini taşıyan düzenlemeye ilişkin taslak netleşmeye başlıyor. Taslağa göre; yurtdışında parası olanlara, bu paraları yurda getirmeleri için 3 ay süre verilecek. Paraların bu yasa kapsamında getirildiğinin bildirimi sırasında inceleme ve araştırma yapılmayacak ancak bunun yerine sembolik tutarda bir vergi alınacak.
Yasa taslağının bu hafta içinde hükümete sunulması bekleniyor.
Yeni düzenlemede sistem şöyle işleyecek: İlgili kanunun yürürlüğe girmesinin ardından yurtdışında parası olanlar, verilen süre içinde bu paralarını bankalar kanalıyla ya da nakit olarak Türkiye'ye getirecek. Daha sonra da bir bankaya giderek, yurda soktukları paralar için bildirimde bulunacak.
Bildirimle birlikte söz konusu tutarlar kayda geçirilirken, hesap sahibinden cüzi tutarda bir de kesinti yapılacak. Vergi niteliğindeki bu kesintinin sembolik yüzde 1-2 dolayında olması düşünülüyor.
Yurtdışında ne kadarlık bir para bulunduğu bilinmiyor. Ancak, bu rakamın 80 – 100 milyar dolar dolaylarında bir tutar olabileceği tahmin ediliyor.

5754 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası İle Bazı Yasa ve Yasa Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa, 8 Mayıs 2008 tarihinde, bazı hükümlerinin 1 Ekim
2008 tarihinden itibaren yürürlüğe gireceği öngörülerek Resmi Gazete’de yayımlanmıştı.
Yasada ilk yürürlüğe giren maddeler, prim gün sayısı ve emeklilik maaşlarının hesaplamaları ile ilgiliyken, 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek diğer kısmı özellikle sağlık hizmetlerine ilişkin kısmı içeriyor.
Sosyal Güvenlikteki bu yeni dönemde, yürürlüğe girecek olan en önemli düzenlemelerden biri, sağlık hizmetlerinde Genel Sağlık Sigortasının getirilmiş olması. Sağlık hizmetinde eşit hak öngören bu düzenlemeden geliri olanlar prim ödeyerek, geliri olmayanlar ise devlet tarafından ödenecek prim ile yararlanabilecekler.
Yasa metni için Hukuk Metinleri

Anayasa Mahkemesi, 1 Temmuz 2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 20.03.2008 tarih, 2004/94 E., 2008/83 E. sayılı kararı ile 4842 Sayılı Yasanın 1. maddesinin 2. fıkrasının “… bu kazanç ve iratlara ilişkin olarak vergilendirme dönemi içinde ödenen fon payları mahsup ve iadeye konu olamaz” kısmını iptal etti.
Bu karar üzerine Gelir İdaresi Başkanlığı’nca yayınlanan 13 No.lu Kurumlar Vergisi Sirkülerinde;
“Anılan Karar üzerine, 2003 yılı vergilendirme dönemine ilişkin olarak daha önce mükelleflerce ödenen ancak mahsup ve iadeye konu edilmeyen fon payı tutarlarının, ilgili döneme ilişkin olarak verilen yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan gelir ve kurumlar vergisi tutarlarının % 10'unu aşmayan kısmının, mahsup ve iade edilebilmesi mümkün bulunmaktadır.”
açıklaması yapılarak anılan fonu ödeyen mükelleflere iade çağrısı yapıldı.

Yabancıların ülkemizde taşınmaz mülkiyeti elde etmesi ile ilgili yasa tasarısı 04.07.2008 tarihinde Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi. Yasaya göre yabancı gerçek ve tüzel kişiler imar planı içindeki toplam alanların yüzde 10'una kadar olan kısmında taşınmaz mülkiyeti edinebileceklerdir. Yasa, taşınmazların Türkiye’de kurulu bulunan bir başka yabancı sermayeli şirkete devrinde veya taşınmaz maliki olan yerli sermayeli bir şirketin hisse devri yoluyla yabancı sermayeli hale gelmesi halinde de uygulama alanı bulacaktır. Yasalaşan tasarıda dikkat edilmesi gereken diğer hususlar ise şunlar;
• Yabancı tüzel kişilerin yani yabancı ülkelerde, kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan ticaret şirketlerinin askeri yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri ve stratejik bölgelerdeki taşınmaz edinimleri Genelkurmay Başkanlığı’nın iznine tabi olacak
• Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile ticaret şirketlerinin nerelerde kamu yararı ve ülke güvenliği sebebiyle taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinemeyeceklerini Bakanlar Kurulu belirleyecek
• Eğer ki Türkiye’de kurulmuş bir yabancı şirket ekonomik olarak zor duruma düşer, tasfiye olursa ve yabancı gerçek kişi ortaklarınca veya yurt dışında kurulan yabancı tüzel kişiliklerce elde edilmek istenirse yine yasanın 35. maddesi uygulama bulacak.

“Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yasa Tasarısı” TBMM Komisyonu’nda.
Tasarı ile yabancılık unsuru barındıranlar dahil, tarafların, üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilecekleri özel hukuk ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda kendi seçtikleri bir üçüncü kişi olan "Arabulucu" vasıtasıyla mahkemelere başvurmadan uyuşmazlığı çözmelerini sağlayabilen "Arabuluculuk" kurumunun oluşturulması ve uygulanmasına ilişkin hükümler düzenleniyor.
Hükümetin yasalaştırma hedefinde olduğu bu tasarıda taraflar arasında “Arabuluculuk” yapacak kişinin her hangi bir fakülteden mezun olması ve “Arabuluculuk” eğitimini alması yeterli görülüyor.
Tasarı yasalaştığı takdirde, hukuki uyuşmazlıklarının çözümünde “Arabuluculuk’’ makamında görev alacak kişiler hukuk dünyası dışından da olabilecek.

Kamu alacakları tahsilini güvence altına almayı amaçlayan 5766 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Yasada ve Bazı Yasalarda Değişiklik yapılması Hakkında Yasa TBMM’de kabul edildi.
Yasa, Veraset ve İntikal Vergisi Yasası uygulamalarının yönelik düzenlemeler ile Harçlar Yasası, Damga Vergisi Yasası ve Motorlu Taşıtlar Vergisi Yasası’ndaki yeni düzenlemeleri öngörüyor.
Bu düzenlemeler arasında, vergi borcundan dolayı yurtdışı çıkış yasağı bulunanlara uygulanacak olan yurtdışı çıkış tahdidi 15 bin YTL yerine 100 bin YTL ve üzerinde olan teminat altına alınmamış amme alacağı için uygulanması yer alıyor.
Ayrıca, araç ve gayrimenkul alım ve satımlarında, işyeri açma izinlerinde vergi borcu bulunmaması şartı aranacak.
Yasa metni için Hukuk Metinleri tıklayınız.

Elektrik Piyasası Yasası’nda değişiklik yapılmasını düzenleyen tasarı, değiştirilerek kabul edildi.
Kabul edilen yasa ile Elektrik Piyasası Yasası’na:
- Tedarikçi; elektrik enerjisi veya kapasite sağlayan üretim şirketleri, otoprodüktörler, otoprodüktör grupları, toptan satış şirketleri ve perakende satış lisansına sahip şirketlerin tanımı
- Dağıtım tesisi; elektrik dağıtımı için tesis edilmiş şebekeler
- Yan hizmetler gibi tanımlar eklenmiştir.
Bununla beraber, TEİAŞ ve EPDK’ya bağlı olacak iletimler revize edilip, denetlenecek.
Haklı olmayan sebeplerden dolayı üretim tesisi yatırımlarını belirlenen sürede gerçekleştirmeyen tüzel kişilerin lisansları EPDK tarafından iptal edilecek.

Anayasa Mahkemesi, henüz Resmi Gazete’de yayımlanmayan kararı ile 4875 Sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanununun, Yasa kapsamında bulunan yabancı tüzel kişilerin Türkiye’de taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinimine olanak tanıyan 3. maddesinin (d) bendini “getirilen güvence ve sınırlamaların yeterli olmadığı” gerekçesiyle iptal etti.
Karar, Anayasa’da düzenlendiği üzere geçmişe etkili olmayacak ve Resmi Gazete’de yayımlandıktan 6 ay sonra yürürlüğe girecek.
Bu iptal kararı, doğal olarak yabancı gerçek kişilerin Tapu Kanununun 35. maddesi çerçevesindeki taşınmaz edinimlerine etkili değil.
1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - Sonraki >
